7 Şubat 2014 Cuma

Çuvallayan devlet..

Birazdan hava kararacak;sis bulutlari o heybetli dağlarin karli başına oturcak ve bir "benim dumanlı başım" efsanesi doğacakti yeniden...
Burasi gürpınar..Kış aylarinda kar dize kadar değil boyunu aşar aslinda bir doğal afettir ama insanlar için alışılagelmiş olduğundan burda kış hep böyle geçer;deyip üstelemezler;ta ki minik ellerinin üşüdünü bile farkedemen zatürre olup hayatini kaybeden muharrem
Bebeğe kadar...
Sirtinda taşıdığı yükü bu kadar ağır olan bir baba var midir?.Be hey aslan babam bu nasıl bir serin duruştur;nasıl bir dirayettir;nasıl bir kabüllenmedir.
Sosyal devlet olabilme yetisini kaybetmiş güzel memleketimde minik çocuklar hayatini kaybederken kimsenin hiç bir şeyi sorgulamamasi acaba "çuval"layan devlet ile mi alakalı;devri cebini parayla doldurma olarak algılamiş ve olabildiğince duyarsizlaşmış bir jenerasyonla mi alakalı bilinmez.
Ama muharrem bebeğin o heybetli dağlara gücü yetmeyip;tedavi için hastaneye ulaşamayacaği bu sepebten hayatini kaybedeceği ve babasının kahrolan yüreğindeki dumanli tükenişi sergileyeceği kesin...
Herşeyi bırakıp kendi derdine düşmüş bir toplum olarak biz bu habere ne kadar içerledik tartışılır ama sorumluluk sahibi olanlar ne hissetti yada ceza aldımi? Bilinmez!...
Çaresizliğin ve yitirilen her canin hesabi kime sorulacak o da bilinmez ama bu yapılanları vicdan kabul etmeyeceği gibi sebep olanlari ise toprak kabul etmeyecektir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder