21 Şubat 2014 Cuma

Beyaz zambaklar ülkesi mi? Yeşil kaktüsler mi?

Farkında değillerdi belki de ama dönüşü olmayan bir yolun yolcusuydum;sürü psikolijisinden uzak sorgulayabilen bir o kadar çözüm bulabilen kabiliyetteydim;bir nevi terbiye etmesini çok iyi bilirdim.
Gemileri yakmış bir savaşçının dönebilecek neyi kalmıştı ki geriye;üstü kapatılan bir gerçeğin günyüzüne çıkamayacağını düşünmek çok cahilceydi;bana çok konuşuyorsun diyenlere hak veriyordum çünkü onlar hiç konuşmuyorlardi,ve unuttukları başka birşey vardı en cesaretli insan kaybetme korkusunu yitiren insandi...
Bana kişiselleştiriyorsun diyenlere zaten hak veriyordum çünkü ben hala "her insan da bir kalp her kafada da bir beyin var saniyordum" Bu sebepten senin anlattıkların hiçbirinin ilgisini çekmiyordu...
Ama hiç kaybetmemiştim şavaşlarımı çok yara almış hep başarılı olmuştum..kendini yönetemeyen bir idarecinin seni yönetmesi kadar yaralayanda yoktu içlerinde..
Sanıyorlardı ki ölüm denen bir gerçeğide kapatırız ama yanılıyorlardı;ona tam anlamıyla kader deniliyor habersizce geliyor hazırlıksız yakalanıyordun..
Kimseye kalmayanın olduğu ve kazananın hep ölüm olduğu bir dünyada insanların birbiriyle şavaşları neden di peki?
Hırs,kibir;kazanma güdüsü;para,kariyer hepsi birer insan psikolojisi değilmiydi? Eksik olan neydi o zaman.Eksik olan o kadar çok şey vardı ki -değil buraya hayata sığdıramazdim...
Biliyordum ki çektiğin acıları çaresizce damla damla içine akıtıp seni çürütmesine engel olamıyordun...kimse seni anlamıyor;kimseye ifade edemiyor,hayat kendi kısır döngünde bol acılı devam ediyordu…
Günlerden adalet idi ama nedense bu topraklarda hiç doğmuyor yada kısa süreli doğup batiyordu.Tam anlamıyla verim alınamıyordu...
Boşver dedi deli şair ve havale etti yaradana;çünkü her zaman tecelli edecek bir ilahi adalet vardı...
İdari vesayetin çöktüğü devlet kurumlarında işlerin yüzeysel yapılıp(?) herkesin asli işinin dışında başka işlerle uğraşması ve kokuşmuş düzene mesnet olmasından duyulan sıkıntılar dile getirilmiş.Getirildiği içinde mobbing"e maruz kalmış bir deli yazarın kaleminden...Arz ederim…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder