Bir annenin evladından uzak kalması ile bir aşığın sevdiğinden ayri kalması arasında özünde hissiyat farkı olmamasına rağmen duygu olarak fark vardır..Aynı AYRILIKların bilindiği ama ÖLÜM diye de bir gerçeğin varolması gibi;ikiside can alır biri yaşatmaya devam eder diğeri öldürür..
Ömür dediğimiz sınavda her güzel şey geçicidir;bu yüzden aslında hep birşeyler eksiktir;bu gerçek;insana hiç bir şeye sımsıkı bağlanmamayı öğretir.
Hayat felsefesi olarak hayatı tadı"nda bir öğreti olduğunu bilmek yukarıda anlattıklarımla aynı kapının açıldığı başka bir cepheyi kabüllenmektir...
Bütün bunlara KADIN olarak bakınca,hayatta eksik kalan herşeyi adına kimleri geçmişine gömdüğünü,kimleri unuttuğunu anlatabilmek hangi yüreğin cesaretinin "eksikliğidir"(?).
Peki bir ANNE olarak bakınca eğer evladını toprağa vermiş;kimin kavgası olduğu anlaşılamamış bir çarpışmada kaybetmiş ise yaşadıkları hangi duygunun kaybedilişinin "eksikliğidir"(?).
Bir SEVGİLİ olarak baktığında;hangi gidişlere dur diyemediğini;hangi sevdalara umutsuz kaldığını;hangi acılara tek başına gögüs gerdigini yada hangi ayrılıklara sessiz kaldığının eksikliğidir(?).
Bir EŞ olarak bakınca;kendinden daha çok ailesini düşünmesi;kocasını ve evlatlarını sanki bir yaradan emaneti gibi görmesi ve ilgilenmesi,herşeye sebat göstermesi hangi iradenin gösterilişinin "eksikliğidir"(?)
Eksik olan birşey yoktur;artı'ları ise saymakla bir yıldaki günlere sığdırmak mümkün değildir. NERDEN BAKARSAK BAKALIM,KADINLARIMIZ bize karşı hep "tam"dır ama biz onlara karşı değer olarak hep biraz eksik kalmışızdır.
8 mart demiş vicdanen rahatlatmışız kendimizi oysa onları anlatabilmek
İçin yılın her gününü kutlamak lazım çünkü bu kadar zorluğa dayanabilenler melek olmalıdır..
Kadınlarınızı sevin;özleyin;sevindirin;asla kötü konuşmayın hayatın bu kadar zor olduğu bir ülkede birde sizler zor olmayın...EKSİK kalan siz OLMAYIN..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder